Kaderin
nereye götüreceği bilinmediği o günlerde ; sorumlu mücadeleci
kumandanların ortaya çıkışına kadar Türk Milleti isyan etmiş
teker teker şaki olmuş , çok zaman karamsarlığa düşmüştür.
Çeşitli meselelerin bir birini kovaladığı o günlerde köylülerde
eşkıya dan şikayet etmeye başlamışlardı. Doğruca Ankara
Hükümetine başvuran Belekler köyünün halkının şikayetleri, Konya
Valiliği tarafından Ankara Hükümeti adına şu şekilde
cevaplanıyordu:
Ilgın Kaymakamlığı vasıtası ile Belekler Köyü ahalisine; eziyet
edenleri takip ettiriyorum. Bunları yakalattıracağım. Aksi halde
kazanın memurları jandarmaları rahat etmeyecektir. Eşkıyayı
kaçıranlarda onlar derecesinde ceza görecektir. Telgrafla her
tarafı heyecanlandırmaya gerek yoktur. Benim azim ve niyetimin
yeteceğine inanınız. Ne şikayetiniz varsa bana yazınız
köylülerin hakkını korumak benim vazifemdir. Cümlenize selam
ederim. "
İmparatorluğun üst üste girip çıktığı savaşlar Türk Milletini
tedirgin etmiş askerlik yapmak istemeyen Kaçaklar yolları tutmuş
köyleri kentleri rahatsız ederken, parçalanmış yurdun Milli
birliğine kavuşması için her şey yapılıyor;Bu sırada hoca
kıyafetinde İngiliz ajanları köyleri tarayıp dirilmeye çalışan
Türk Milli ruhunu Boğmaya çalışıyordu. İzmir!e çıkıp, Anadolu
içlerine doğru ilerleyen yunan ordusunu (Yeşil Ordu geliyor.
Halife ordusu geliyor! ) yalanları ile halkımızı yanlış yollara
sevk etmeye çalışıyorlardı. Aynı propagandalar, Anadolu'nun bu
bölgesinde de yapılıyor, kandırılmış hocalar, asker kaçakları,
hapishane kaçkınlarına isyanlar hazırlattırılıyordu. İşte Çiğil
İsyanı da şahsi kin, menfaat dışında aynı çabalarla gelişiyor.
Buna bu bölgede bulunan azınlık Rum ve Ermenilerin
propagandaları da ekleniyordu. Milli Mücadelenin maddi ve manevi
kaynak ve kuvvetlerini yok etmek amacı ile, İngiliz etkisi ile
hazırlanan iç isyanlardan Konya İsyanının bir dalını teşkil eden
Çiğil İsyanı 4. Ekim. 1920 günü başlamış 23. Ekim. 1920 günü
bastırılıncaya kadar 20 gün devam etmiştir.
Çiğil İsyanını hazırlayan nedenler :
1- Ilgın Köyleri ile bilhassa Çiğil halkı arasındaki sürtüşme,
bunların karşısında idarenin anlayışsız tutumu sonucunda isyana
doğru atılan ilk adımlar.
2 Anadolu daki azınlıkların eskiden beri bağımsız devlet kurma
ideallerinin bulunuşu ve bu ideal çevresinde halkın
düşüncelerini değiştirmek çabalarının olması
3-Milli Mücadelenin maddi yönlerini hazırlamak amacı ile istenen
yardımların hükümetin istedikleri şeylerin daha çoğunun
köylerden istenmesi. Ilgın ve Çiğil idarecilerinin hoş görülü
davranmamaları .
4-İsyanların Hazırlanması döneminde bu bölgedeki köyleri adım
adım gezen İngiliz ajanlarının Yunan Ordusunu Hilafet Ordusu
olarak tanıtmaları ve köylüleri Milli Mücadele aleyhinde
hazırlamaları.
5-Delibaş Mehmet'in Konya baskınında, hapishanenin açılması ile
hapishaneden kaçan mahkumlar ile asker kaçaklarının etkisi genel
olarak Çiğil isyanını hazırlamıştır.
Çiğil İsyanının Hazırlanışı ve Elebaşları(!) :
İç isyanlar arasında Çiğil İsyanı olarak bahsi geçen olaylar
Ilgın'a bağlı Yukarı Çiğil köyünde meydana gelmiştir. İsyanı
hazırlayan elebaşları ise ;
1-Dramalı Ali Hoca
2-Akkaş(Ali)Hoca
3-Katil İsmail
4-Hasan Ali
5-Hacı Tahir ‘den kurulu bir heyettir.
Köyünün sevilen kişilerinden olan Dramalı Hoca lakabıyla tanınan
Ali Hoca; Kızını istayen katil lakabıyla tanınan, köyün güçlü ve
azılısı İsmail ‘i ortadan kaldırmak amacıyla bu isyanı
hazırlamıştır.
Bu arzusunu Akkaş Hocayada İsmail vasıtası ile zorla kabul
ettiren Dramalı Hoca isyandan birkaç gün önce Konya ceza evinin
delibaş tarafından boşaltılması ile Çiğil'e gelen Hasan Ali ve
Hacı Tahir ile söz birliği yapıp 4. Ekim. 1920 günü ikindi
namazında caminin kapısını halkın üzerinden kitleyip namaz
sonrasında kapıya durup amaçlarını halka açıklayan asiler, silah
zoru ile halka isyan etmeleri için yemin ettirmişlerdir. Bu
arada köyün ileri gelenlerinden Çertek (Mehmet ) Hocayı da
isyana karıştırmak istemişlerse de hocanın karşısında fazla
durmamışlardır. Asiler topladıkları yüze yakın atlı ve silahlı
kuvvetle Aşağı Çiğil Nahiyesini basmışlardır.
4. Ekim. 1920 Aşağı Çüği içerisine giriş ve çıkışları kontrol
ediyorlar önemli noktalarda nöbet tutuyorlardı. Müfrezenin
gerçek vazifesi Çiğil köylerini basmak ve asileri etkisiz hale
getirmek iken Ilgın'dan Dışarı çıkamamıştır, çünkü asiler
Saracık Bağları mevkiine kadar gelmişlerdi. 8. Ekim. 1920 ye
kadar şehre giremediler aynı gün Kaymakam 12. Kolorduya
aşağıdaki telgrafı çekmek zorunda kaldı:
Asiler şehrin üç km kadar yakınına sokuldular. Taarruza devam
ediyorlar, mevcut top ve makineli tüfek işlemiyor, Ilgın'ın
kaybı muhtemeldir. Hat kesilince asilerin şehri işgal
ettiklerine karar veriniz.
6. - 8 Ekim tarihleri arasında iki gün asiler Ilgın'a girmek
için çalıştılar fakat giremediler . İlçedeki mevcut askeri
kuvvetlerin ve sivillerin asilere karşı kullanacakları
silahların az olması çoğunun işlemez halde bulunuşu Ilgın'ın
asilerin eline düşmesini kuvvetlendiriyordu. Gerçekten asiler 8.
Ekim. 1920 günü Kaymakamın 12. kolorduya çektiği telgraftan
sonra birkaç saatlik çarpışmadan sonra saat 15. 00 de Ilgın'a
girdiler.
Asilerin Ilgın'ı ele geçirdikten sonra yaptıkları ilk iş Delibaş
Mehmet misali Ilgın'ın şube çayırlığında isyan ele başlarından
Dramalı hoca ile Ilgın Müftüsü Abdullah Efendiye bir dua
yaptırmak olmuştur. Duanın kati mahiyeti olmamakla beraber
halife Hazretlerinin düşman elinden kurtarılmasını diler
mahiyette olduğu bilinmektedir. 100 den fazla atlı asi grubu ve
onların önlerinde piyade asiler onların da önlerinde Dramalı
Hoca ve Abdullah Efendi olmak üzere yönlerini kıbleye çevirmiş
ellerini havaya kaldırıp dua ettikten sora şehre dağılmışlar.
Asilerin kaza merkezinde duadan sonra yaptıkları işler şöyle
sıralanabilir ; hapishaneyi boşaltmak, kuvvetlerine yeni güçler
ekleyerek şehirde yağmaya, adam öldürmeye ve Ilgın ileri
gelenlerinden Akif Hocayı zor kullanarak İlçeye kaymakam yapmak,
hükümeti basıp yağma etmek daha önce halk tarafından saklanan
memurları aramak bulduklarına eziyet etmek, yakaladıkları
savcıyı öldürmek vb. . Kaza merkezinde asilere zamanın Belediye
Reisi Şakir Bey yardım etmiş, isyancıların elebaşları arasına
böylece katılmış, fakat hatasını Kasap Osman'ın yağlı urganının
da hayatıyla ödemiştir. Asilerin Ilgın'da başlattıkları zulmü
önleyemeyen Binbaşı Şükrü Bey Müfrezesi Çavuşçu Göl istasyonuna
doğru çekilirken, daha önce bir telgrafla durumu 12. Kolorduya
bildiren kaymakamın açıklaması karşısında “kolorduca Yarbay
Osman (Kasap Osman) müfrezesinin Ilgın'a süratle sevkine karar
verildi.
Yarbay Osman Kuvvetlerini Ilgına' Gelişi ve Asilerin Durumu :
Delibaş Mehmet'in 2 Ekim 1920 günü başlayan isyanından sonra
Konya'nın ilçe ve köylerini hemen hemen aynı
günlerde bir isyan havası kaplamıştı. bu isyan hareketleri
bastırmak amacı ile Anakara hükümeti bölgeyi üçe ayırmıştı
1- Afyon'dan Ilgın'a kadar demiryolu çevresindeki isyanların
bastırılması ve temizlenmesi 12. Kolorduya
2- Eğridir Gölü çevresi Demirci Mehmet Efe'ye
3- Esas ayaklanma bölgesi olan Konya'nın Güneyindeki bütün
isyanların temizlenmesi de Albay Refe'ye görev olarak
verilmişti.
12. Kolordu ise; Ilgın ve çevresini Yarbay Osman'a vermişti.
isyanı bastırmada şiddet gösteren ve bu nedenle Kasap Osman
lakabı ile bilinen Osman Bey, karargahında boyunlarında ipler
taşıyan bir cellat müfrezesi bulundur askeri disipline önem
verirdi. Elindeki kuvvetler alay olmasına rağmen tümen flaması
taşırdı. Bununda rengi yeşil-kırmızı idi. 12. Ordu tarafından
gönderilen Yarbay Osman'ın Alay gurubu “820 mevcutlu 75. Alay,
175. Alayın 1. taburu, 120 mevcutlu Alibey Milis Süvarisi 40
kişilik Süvari Jandarma Takımı, 30 kişilik piyade jandarma
takımından ibaret olup, iki dağ ve obüs topu ile takviye
edilmiştir 9. Ekim . 1920'de Çavuşçu İstasyonunda trenden inerek
karadan Ilgın üzerine yürüdü. Aynı gün ılgına gelinerek asilerle
temasa geçildi.
Yarbay Osman Kuvvetlerinin Ilgın'da Asiler ile Karşılaşması :
Ilgın'a tek tek top atışları ile ulaşan askeri birlikler
Ilgın'da asilerle şiddetli bir çarpışmadan sonra Ilgın'ı işgal
etti. Asilerin atlı olanlarından kaçmayı başaranlar Kaplıca
tepelerine ve Saracık Bağlarına sığındılar Ilgın'da asilerden
yakalanan yedi kişi halkın galeyanı ile linç edilmek sureti ile
öldürüldü. Asileri halkın linç etmesinden sonra çarşıya baştan
başa dar ağaçları kuruldu. Asilerden yakalananlar sorgusuz idam
ediliyordu. Halk korkudan kendisini kurtarmanın yolunu ararken
birbirini ihbar ediyor ve kendi kendini ipe gönderiyordu. Dar
ağaçları yeterli gelmediğinden asiler ve onlara yardım edenlerin
çoğu hükümet konağındaki demir parmaklıklara takılıyorlardı.
Asılarak öldürülenlerden 40-50 kişi bir çukura konuluyor ve
üzerleri kapanıyordu. İlk asılanlar arasında, asiler tarafından
Ilgın'a Kaymakam seçilen Akif Hoca, asilere yardım eden Belediye
Reisi Şakir Efendi isyanın ele başlarından Dramalı Hoca, Akkaş
Hoca, Katil İsmail Bulcuk'lu Şükrü Efendi, Delibaş'ın Konya
Hapishanesini boşaltmasından sonra isyanı hazırlayanlar arasına
katılan Hasan Ali ve Hoca Tahir, asi ele başlarından Kadınhan'lı
Abdurrahman, Arap Mevlüt bulunuyordu. Asilerin Ilgın'ı
bastıklarında dua etmek mecburiyetinde bırakılan Ilgın Müftüsü
Abdullah Efendiye, Yarbay Osman'ın neden dua ettin sorusuna
Müslümanlığın idamesi ve Türk Milletinin kurtarılması için hangi
taraf gerçekten çalışıyor ise ona güç ver Ya Rabbi diye dua
ettim. Eğer siz çalışıyorsanız Allah sizi muaffak etsin şeklinde
konuştuğu için idamdan kurtulmuştur. Ilgın'ın kurtuluşunda Kasap
Osman 500 ile 600 kişi arasında suçlu veya suçsuz kimseleri
asmıştır. 9 Ekim 1920 günü Ilgın'a giren Yarbay Osman memurların
durumlarını kontrol etmiş, daha evvel Tekke köyünden Kamalı
Hasan tarafından yaralanan eski Ilgın savcısı o gün vefat
etmişti. Asiler kaçarlarken şehri yağma ederek gitmişlerdi,
halka yapmadıkları eziyet kalmamıştı. Diğer taraftan,
Yunanlıların Halife ordusu adına geldiklerini Söylemekten
çekinmeyecek kadar da yalan söylüyor, halkı kandırma yoluna
gidiyorlardı.
Yarbay Osman 12. Kolordu tarafından kendisine verilen görevi
büyük zorluklarla başarmıştır. Ilgın'ı asilerden kurtarmıştır.
Yarbay Osman, yaratılışı itibariyle vatana ihaneti asla
affetmezdi. Kaçan asileri takip ederek yakaladıklarını
cezalandırdıktan sonra isyanın kaynağı olan Çiğil ve civarı
yerleşim yerlerine yürümüştür.
20 Ekim 1920 günü, Yarbay Osman Müfrezesi ile Albay Refet
kuvvetleri Çiğil'de birleşerek 23 Ekim 1920 günü isyanı
bastırmışlardır. Bir çok elebaşlarınında(!) evleri yakılıp
yıkılmıştır. Bu arada birçok vatansever Çiğilli asiler(!)
yüzünden suçsuz yere cezalandırılmıştır.
Konu ile ilgili diğer haberlerimiz: