KARA KIRIM

VE

DONUZLU GOYAK’DA  BİR ODUN MACERASI

Ben Y.Çiğil’den askergillerin Hasan Hüseyin’in oğlu Ömer.Bilenler bilir.Henüz 15 yaşımdayken Donuzlu Goyak’a  bizim aksi Kara Kırı’yla odun almaya gitmiştim.Bu maceramı ertesi günler şiirleştirmiştim.Bakalım Mesnevi tarzında yazdığım bu şiir nasıl anlatmış bu serüvenimi.

O sabahtan önceki gün

“odun”denildi her öyün

 

Toplanırdık her gün zira

Öyünlerin önü sıra

 

Kararları alırdık hep

Bugün yarın n’apsak acep

 

Ya babam yahut da ben

Oduna gitmeliydik sabah hemen

 

Babam geldi,saat 5 idi

Haydi oduna git dedi

 

 

Kalktım kıldım namazımı

Artık edemezdim hiç nazımı

 

Hazırlandık hazır olduk

 Eşek koltuğuna kurulduk.

 

Dehledim bizim yaylaya

Bir,yarımda vardım oraya

 

Yaylacılar açıldılar

Filiz gibi saçıldılar

 

Köyde ne var ne yok ise

Sorulara sarıldılar

 

Anlattım kısa kısa

Köyde ne var idiyse kıssa

 

Gayet memnun pek rahattılar

Kötü haber hiç almadılar

 

Dedim ben oduna geldim

Bekler gözler yola serdim

 

Ebem debi ille olmaz

Norlu börek ye biraz

Leziz geldi börek bana

Yayla işi başkadır ha

 

Bindim kara kırıma

Düştüm orman yoluma

 

Az gitmişim uz gitmiş

Baktım patika bitmiş

 

Vardım dik bir yamaca

Odunlar uzanıyor boyunca

 

Kökleri kurtuk idiler ya

Yeşilliği de varmış baya

 

Ben almadan biri alırsa

Bunlar kurur nasıl olsa

 

Kuruların da buldum daldan

Topladım hep ordan buradan

 

Biriktirdim bir çok oldu

Ama alnım terden doldu

 

 Götürmemiştim lakin nacak

Tahrayla zorla  kestim ancak

 

Yamaçlar dik;düz uzak

Boyluk çıkar ayak ayak

 

Yoruldum hem be gayet

Tamamladım nihayet

 

Eşek eftikler idi amma

Bitirince de sevindi ya

 

Sardım sağını boylu boyunca

Naha tükürseydim huyuna

 

Sol tarafına geçince ben

Boynunu eğiverdi birden

 

Odunlar şarp yere düştü

Cümle alem gülüştü

 

Yuvarlanan indi gitti

Gidişleri dere de bitti.

 

Ben oldum sinir küpü

Patlamıştı sabır tüpü

 

Aldım elime çomağı

Çıbarttım burunu kulağı

 

Bağladım hayvanı yandaki şama

Topladım yine odunları yamaca

 

Yanaştırdım ben onu

Sardırmazsa kötü sonu

 

Başladım amma ve lakin

Eşek durmadı hiç sakin

 

Yine yıktım yine sardım

Sinirimden pek sarardım

 

Bu kez elim vurmadı

Ağzımda boş durmadı

 

Sardım yıktı tam altı kez

Sen sonunda bezersen bez

 

Sonra sardım yarısını

İkinci kezse darısını

 

İndirmiştim su dibine

Hepsini birden sardım yine

 

Odun hem çok hem de yaş

Eşek de var 20 yaş

 

Bayırlarda tuttum yükün ucundan

Kırk beş kala yatıverdi sancıdan

 

İndirdim odunu kaldırdım eşeği

Bindim geldik andırırcasına şimşeği

 

Köyde diyeceğim pek çoktu

Söyledim söyledim ardı sonu yoktu

 

Bir daha oduna gitmeyecektim

Günümü zehir etmeyecektim.

                                      

               Evet her Çiğillinin böyle odun alma maceraları olmuştur.

   

   Ömer AKSOY   blueline007@mynet.com