Dümen yapmak ve binmek
(Konunun yabancıları için açıklama):Bir tahta ,üç tahta teker ve bir
direksiyondan yapılır.Bayır aşağı giderken siz ona binersiniz bayır
yukarı çıkarken o size biner.
Tekez:Demir bir halkayı ucu eğilmiş sert bir telle yoruluncaya
kadar sürme oyunu(akılsız başın zahmetini ayaklar çeker)
Hota:Üst üste yığılmış taşlar vurulmaya çalışılır.
Mene:Küçük bilyeler küçük bir çukura düşürülmeye çalışılır.Bunu
becerenler 'üddüm'derler.
Met:Büyük
bir deynekle küçük bir çöpe vurarak oynanır maharet
çöpü en uzağa vurmak ve rakibe kaptırmamaktır.(benim alnımda sivri yanı
saplanan bir 'met'in izi hala duruyor
Kanaldan atlamak:
bu oyunu köyün içinden geçen kanalın üstünün
açık olupta içinin pis koktuğunu hatırlayanlar bilir.Bir nevi
olimpiyatlardaki uzun atlamaya benzer.İşin içinde kovalamaca da vardır.
Kağnı yuvarlamak:Köyün yaramazları komşuların kağnısının önündeki
taşı alınca kağnı bayırdan aşağı yuvarlanır(yakalanmak ve dayak yemek
riski her zaman vardır)
Kayık:Toprağın
üzerine bitişik kareler şeklinde çizgiler çizilir. Ayak ile düz bir taşı
ittirerek çizgilere değdirmeden karşıya ulaşmaya
çalışılır(hiçbir masrafı ve riski yoktur)
Kaçak:Tabanca niyetine ele alınan bir odun barçasıyla düşman
vurulmaya çalışılır.Bir taraftanda çeneniz çalışmalıdır(tak..tak..tak..
ben vurdum..önce ben vurdum?hayır ben ölmedim ..öldün işte..)Biz bu
oyunu oynadığımız zamanlarda büyüklerimiz bu oyunun gerçeğini
oynuyorlardı .Bu yüzden çok canlar yandı, bir çok ana kuzusu gitti.Bir
daha hiç oynanmasın istiyoruz ama senede bir hatırlatanlar çıkıyor o
eski günleri
Kuyu kazmak; Aslında bu oyunun hiç hoş olmayan bir ismi
vardır.Ama ben burada o adla bahsedemem. Herkesin bir çukuru olur. Ebeye
ait bir odun parçası uzağa atılır ve ebe onu getirinceye kadar ebeye ait
çukur kazılarık büyütülür.Sonra senin çukurun büyük,benim çukurum küçük
tartışmaları yapılır.
Not : Şimdiki çocuklar
bunların hiçbirisini oynamıyor...nede olsa cep telefonları ve kasabada
internet cafe var...
  |