SAYA GEZMEK

Share Yazı boyutunu küçült    Yazı boyutunu büyült    

saya_edited.jpg

 Kasabamızda unutulmaya yön tutmuş folklor değerlerinden biri de saya gezmesidir. Bu
folklor,  orta yaş ve ileri yaş grubunun ancak hatırlayabileceği bir gelenektir. Kış ayının
başlamasını (zemheri) takip eden 21 Aralık’tan 27 gün sonraki 17 Ocak gününe rastlayan
geceye yıldız sıçraması denir. O gece sayaya çıkılır.

Bu gecenin özelliği, kış ayının hafiflemesi, eskilerin tâbiriyle “taş taşı kuytular”
sözcüğü ile hareket edilmesi ve baharın yaklaşmasının müjdesi olmasıdır. Folklor olarak
gerçekleşmesi ise bazı yörelerde sıra gezmelerine ve yâren toplantılarına eşdeğerdedir. O gece
15-20 yaş arası bir grup genç, bir araya gelir. Bunlardan biri, bu grubun ebe başı (lider) olur.
Ebe başının direktiflerine göre hareket edilir. Heybeler merkebe yüklenir. Mahallelerdeki evler
teker teker gezilir. Kapısına durulan ev sahibi maddî durumuna göre ve gençlerin isteği
doğrultusunda yağ, bulgur, kuruyemiş, meyve, yumurta, hindi, tavuk, neye gücü yeterse verir;
yiyecekler heybelere ayrı ayrı yerleştirilir. Burada esas önemli nokta, her evin kapısına
durduğu zaman ebe başının saya tekerlemesini aşağıdaki şekilde söylemesidir:

Saya saya sallı beyi,

Dört ayağı nallı beyi,

Sayacı geldi duydunuz mu?

Selâmını aldınız mı?

Ne kaldı ne kaldı?

Kırk elli gün kaldı

Kırk elli günü geçelim,

Koyunu kuzuyu seçelim

Meleşin kuzularım

dedikten sonra, gruptaki bütün gençler, koyun ve keçi çanlarını çalarak “meeeee... meeeee...”
diye bağırırlar. Bu tekerleme, yöre ve mahalle halkına saya gününün geldiğini belirtir.
Yiyecekleri da ona göre hazırlarlardı. Daha sonra toplanan yiyecekler ebe başının veya bir
başkasının evine gidilerek yenilir, içilir ve eğlenceler tertip edilir. Çoğu zaman bu eğlence
sabaha kadar devam eder. Sayaya katılan gençler, giyecekleri ile de ilgi çekerdi. Çoban ve efe
kıyafetleri bunların en bariz şekilleridir.